7 Mart 2017 Salı

Türkiye'de şans oyunlarında şeffaflık ve toplumsal kültürümüz..


21 Şubat 2017 salı günü bir yazı yazmıştım.."Türkiye'de Şans Oyunlarındaki Gariplikler.." (2) diye..Aslında,burada anlatmak istediğimizi siz de anlamış olmalısınız..Burada ABD ve birçok AB ülkesinde,şans oyunlarında özellikle de büyük ikramiyeyi kazananlar, medyada kamuoyu önünde teşhir edildiğini dile getirmiştim..Hem de güler yüz ifadeleri eksik olmadan kocaman banka çekleri ile..

Maalesef toplumumuzun kültürü bozulmuş!

Peki ya bizde? "Aman ben saklanayım,neme lazım olmayan akrabalarımız çıkıverir!" ; "Aman beni kimse tanımasın,hemen başıma çullanıverirler! vs vs.." düşüncesi ile hemen saklanmaya çalışırız..Tabii herkesin haklı gerekçeleri olabilir..Doğaldır,bu tür girişimler ülkemizde..Ne de olsa ülkemiz dünyanın sayılı ekonomileri içerisinde! Çok zengin bir toplumuz ya! Her aile zengin! Zenginlikten ne yapacağımızı şaşırdık emi! :)

Şaka bi yana öyle ki; "Birine bir para çıkmayadursun,hemen çullanırız onun kapısına..Parayı alana kadar,onun kulu kölesi oluruz..Aldıktan sonra da afedersiniz,onu becermeye başlarız! " Yani demem o ki,bu biraz da KÜLTÜR meselesi..Ama adamlar saklanmakta haklılar..Ancak bunun da çok sakıncası var..Hem devlet hem şans oyunlarını tedarik eden şirketler hem de ikramiyeyi kazananlar açısından..Şimdi bunları anlatıcam..

Fakirin yardım istemesi ayrı para-gözlerin çullanması ayrıdır..

Önce çullanma meselesinden başlayalım..Tamam fakir ve gariban olabiliriz..Yardıma ihtiyaç duyabiliriz..Ama insanda biraz gurur olur..Bence <hepsini kastetmiyorum ama> şans oyunları gibi yerlerden para kazanan kişilere (sadece onlara değil diğer zenginlere de) çullanan kişilerin çoğunun paraya ihtiyacı falan olduğunu pek sanmıyorum...Sadece "parayı kazanan kişileri saf olarak gördükleri için,onları nasıl söğüşleyebiliriz,parasını nasıl ele geçirebiliriz vs vs?" onun meramı içerisinde olduklarını tahmin ediyorum..

Bir insan fakirse ve yaşamsal ihtiyaçları için gerekli olan "yiyecek,içecek,kira ve en önemlisi sağlık" gibi temel ihtiyaçlarını gideremiyorsa ve devlette sosyal devlet gereğini yerine getirip,bu temel ihtiyaçları sağlayamıyorsa; tabii ki doğal olarak da bu tür fakir insanların,şans oyunları gibi yerlerden büyük ikramiyeler kazanan kişilerin (/diğer zenginlerin) başına çullanmasından ve ondan yardım dilemesinden daha doğal bir şey yoktur..Bu durumu anlayabiliriz..Gurur meselesi onlar için geçerli değildir.. Benim kastettiklerim çok farklı kişiler..İhtiyaçları olmadıkları halde,bu rezilliği yapanlaradır sözümüz..

Devletin utancı..Fakirlik ve cehalet diz boyu..

Tabii burada devlette bir utanç vesikası olarak karşımıza çıkıyor bu haliyle..Fakir aileler zenginlerin kapısına dayanıyorsa,buralardan yardım umuyorsa,devlet devlet olmaktan çıkmış demektir artık..Devleti yönetenlerin bundan,bu durumdan utanması gerekir..Ama tabii bu utanma meselesi sadece onurlu devlet adamlarına ait bir lütufdur..Bir tek onlar bu gerçeği anlayabilirler..

Yukarıda da belirttik..Ülkemizdeki insanlarımızın ihtiyacı olsun olmasın ,zengin insanların kapısına çullanması tamamen o toplumun yetiştirilme tarzına  ve kültürüne bağlı olan bir şeydir..Ülkemizde fakirlik ve cehalet diz boyu olduğu için toplumun yetiştirilme tarzı ve kültürü de fakirlik ve cehalet üçgeninde biçimlenmiş oluyor..Şu siyasetçilerin hallerine bir  bakar mısınız? Ya devletin tutum,görüş ve davranışlarına? Devletin  ve siyasilerin gelenek,görenek ve kültürü bozuksa,doğal olarak toplum bireylerinin de gelenek,görenek ve kültürü de o şekilde bozuk olabiliyor..

Siz bakmayın devleti yönetenlerin ve mecliste bulunan siyasetçilerin aham şaşam hayatlarına,zenginliklerine ve ne kadar bilgili olduklarına!.. Aslında onlar kadar cehalet içerisinde olan bir siyasal anlayış yok şu dünya litaratüründe..Öyle olmasaydı,bu toplum bu hale gelir miydi hiç? Toplumu adeta bir uçurumun kenarına kadar sürüklemişler..O hesap..Toplumun gelenek,görenek ve kültürünün bozuk olmasına şaşmamak gerekir bu nedenle?!

Neyse,aslında bu konu hakkında söylenecek çok şey var ki,şimdi bunları buraya yazarsak ,diğer konumuzun dışına çıkmış oluruz..Şimdi asıl konumuza gelelim..

Devletin prosödür gerekçesi!

Kültürü bozulan toplumdan faydalanmak mı? Yoksa prosödür gereği mi?!

Şans oyunları ile alakalı olan toplumun kültür meselesinden bahsettik..Bunu bahsetmemizin nedeni ise devletin bilerek /bilmeyerek,şans oyunlarında büyük ikramiyeyi kazanan kişileri kamuyoyuna açıklamaması idi..Türk devleti nedense bazı yasaları (özellikle de "kişilerin rızası olmadan kimlik bilgilerinin açıklanmasının mümkün olmadığı" (1) vs gibi) gerekçe göstererek,kişilerin medyada teşhir edilmesini istemiyor /sağlamıyor gibi.. Ama tabii ki bu doğru bir yaklaşım değil. Çünkü,burada Türk devletinin kendisi çok büyük bir zan altında kalıyor.. Bu tür yaklaşımlar,kamuoyunda "gizli saklı yapılan işler!" olarak görülebiliyor..

Bu tür davranışlar,ABD ve  AB gibi yabancı ülkelerde yaygın değildir.Çünkü,daha önce de anlattığımız gibi "şans oyunlarını tedarik eden özel şirketlerin ve hatta buna sessiz kalan ülke devletlerin yöneticileri bile bu şaibelere adlarının karışması olasılığı nedeniyle büyük ikramiyeyi kazananlar kamuoyunda hemen deşifre edilir.." Ve bu yıllardan beri de böyledir..Ve tabii ki bu biraz da kültür meselesidir..Toplumların kültürleri ve yetişme tarzları ile alakalı..Neyse..

"Kişilerin rızası olmadan kimlik bilgilerinin açıklanmasının mümkün olmadığı" gerekçesini şimdiki ülkemizin şartları altında (yukarıda bu durumu izah ettik) anlamak mümkün olabilir.Ama bu durum,(toplum içerisinde yani kamuoyunda) özellikle de "şans oyunlarında isimleri açıklanmayan talihlilerin, devlet ile işbirliği içerisinde olduğu" ZAN ve ŞÜPHESİNİ" ortadan kaldırmayacaktır..

Her şey kamuoyuna açık bir şekilde canlı ve noter huzurunda yapılsa da,büyük ikramiyeyi kazanan talihlilerin kamuoyuna açıklanmaması,toplum içerisinde (kamuoyunda) "şans oyunlarında hile (şaibe)   var/olabilir". gibi ciddi anlamda şüphelerin oluşmasına neden olabilecektir..Ki zaten bu tür şüpheler de kamuoyunda artmış durumda..Ve her geçen gün de bu şüpheler, katlanarak artmaya devam ediyor..

Peki şans oyunlarında büyük ikramiyeyi kazanan talihlilerin medya da kamuoyuna deşifre edilmesi durumunda,şans oyunlarındaki var olan şüpheler sıfırlanacak mı? Tamamen olmasa da hiç değilse biraz şeffaflaşmış olacaktır..Tabii devlet adamlarının bu konuda , ileride "kandırıldık" diyebilmesi de mümkün olabilir!  :)

Şans oyunlarındaki hileler,şaibeler vs her türlü şüpheler biraz da o ülkenin "bağımsız yargısının olup olmadığı" ile alakalı bir durumdur..Zaten bir ülke de yargı bağımsız değilse , sadece  değil şans oyunlarında hemen her şey de bir şüphe aramak gayet doğal bir yaklaşım olacaktır..Devlet adamlarının ileride bu konuda "kandırıldık!" dememesi için yargının bağımsız olması şarttır..

Sırası gelmişken şunu da belirteyim..Normal sıradan vatandaşların "kandırıldım" demesi ile siyasetçilerin hele de devleti yöneten siyasetçilerin "kandırıldım" demesi aynı şeyler değildir.."Kandırılma" eylemi siyasetçiler hele de devleti yönetenler için geçerli bir mazeret değildir..Bu konuda da konuşulacak çok şey var ama sanmıyorsam benim ne demek istediğimi anlamış olmalısınız..

Neyse,bu konuda da söylenecek çok şey var ama ben şimdilik bu kadar diyorum..Şimdi size ABD ve AB gibi ülkeler de büyük ikramiyeyi kazanan talihlilerin,medyada nasıl teşhir edildiklerini göstermek istiyorum..İyice bakın lütfen,büyük ikramiyeyi kazanan talihlilerin yüz hallerine..Hemen hepsinde güler yüz ifadeleri eksik olmamış..Bir de bizim durumumuza bakın! SAKLANAN SAKLANANA! :)











Daha bunlar gibi binlercesi..İnternetten bakabilirsiniz..Aradaki kültür farkını anlayabildiniz mi? İyi dileklerimle..E.Y.

Kaynak:
-----------
1) "CEVAP 4- Sayısal Oyunlar Yönetmeliğine göre talihlinin rızası olmadan kimlik bilgilerinin açıklanması mümkün değildir." : http://www.millipiyango.gov.tr/node/62
2) Türkiye'de Şans Oyunlarındaki Gariplikler..: http://ertugrul-yildirim.blogspot.com.tr/2017/02/turkiyede-sans-oyunlarndaki-gariplikler.html

Yayıncı: Yazar Ertuğrul Yıldırım tarafından yayınlanmıştır; Copright 2017

2 yorum:

  1. Normalde İslam, İslam, diyen bir hükümetin tüm şans oyunlarını 'haram' olduğu için yasaklaması gerekirdi. Bunu yapmadığı gibi, eskisi gibi noter huzurunda çekiliş de yok, ben hile yaptıklarına %10000 eminim. Sınav sorularında, seçim sandıklarında hile yapanlar bunda mı yapmayacaklar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yani evet aslında dediğiniz gibi islamı ve değerlerini ağızlarından düşürmeyen siyasal iktidar ne hikmetse islamda haram olan sans oyunlarını yasaklamamış aksine adeta buradan gelen paraya ihtiyaç duyar hale gelmiş gibi bir durumla karşı karşıyayız..noter huzurunda! çekiliş yapıyorlar hem de canlı olarak! ama sonuçta kimse aynen sizin gibi bunlara pek inanmıyor..çünkü şans oynları olsun seçimler vs olsun buraları araştıracak,denetleyecek bağımsız yargıya ait doğru dürüst bir yargısal merci yok gibi..halk artık güvenini kaybetmiş durumda..

      Sil