28 Şubat 2017 Salı

16 Nisan 2017 Referandum Tahlilim..


TAHMİNİM VE TAHLİLİM;
-------------------------------------
Elimden geldiğince kısaca şöle bi düşüncemi açıklıyayım bu konuda..Refarandum sonucunda 2 ihtimal var.. Ya EVET çıkacak yada HAYIR.. "Hayır" çıkma olasılığı yüksek ama "evet" de çıkabilir.."Evet" çıkarsa bu sürpriz olacaktır..Ancak siyasal iktidarın buna (yani ilginçtir ama refarandumda EVET çıkmasına ) sıcak bakacağını pek sanmıyorum..

Çünkü,anket sonuçları refarandumda HAYIR çıkma olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.Bu siyasal iktidarın taraftarlarının da "evet" istemediğinin bir kanıtı oluyor..Bu nedenle refde "evet" çıkması durumunda,siyasal iktidarın başkanlık ve yeni anayasa için beklemiş olduğu beklenti de çok zayıf olacaktır..Yani zayıf bir beklenti ile "baskanlık sistemi ve yeni anayasa değişikiliği"ni  inşa etmesi çok zor olacaktır..İsterse yapamaz mı?Yapabilir ama ileride bunun olumsuz sonuçlarına da katlanmak zornda kalabilecektir..

BİR ADIM GERİ İKİ ADIM İLERİ TAKTİĞİ;
----------------------------------------------------------
Peki bu durumda siyasal iktidar bu konuda hangi adımı atabilir? Bence ikinci adımı yani refde HAYIR çıkmasını bekleyebilir..Hatta gizli bir şekilde buna destek de verebilir..Bunun nedeni "bir adım geri iki adım ileri taktiği"dir..Bu taktiği bundan önceki seçimlerde gördük..

A: 7 Haziran 2015 seçimlerinde %40,8 oy alarak ,oy oranı düştü. (BİR ADIM GERİ TAKTİĞİ)

B: Sonra ne oldu? ; Terör hortladı.Ekonomi çöktü.Muhalefet ile siyasal iktidar arasında koltuk kavgası başladı. vs vs.. Yani istenilen elde  edilmiş oldu.. (BİR ADIM GERİ TAKTİĞİNİN SONUÇLARI)

C: 1 Kasım 2015 erken genel seçimleri yapıldı. Siyasal iktidar %49,5 gibi yüksek bir oy potansiyeline sahip olarak,güçlü bir şekilde iktidara gelmiş oldu.. (İKİ ADIM İLERİ TAKTİĞİ)

İşte bu yukarıda anlattığımıza,"BİR ADIM GERİ İKİ ADIM İLERİ TAKTİĞİ" denir..Eğer bu ikinci taktik uygulanırsa,işte  o zaman siyasal iktidar güçlü bir şekilde istediğini elde etmiş olacaktır..

NOT1: Bu taktiğin bir diğer adı da; "HALKIN KAFASINDAKİ OLUMSUZ  DÜŞÜNCELERİ SIFIRLAMA TEKNİĞİ"dir..Bu teknik özellikle de ABD (ve hatta AB) gibi demokrasi! ile yönetilen gelişmiş ülkelerde,seçmen halk kitlelerin olumsuz düşüncelerini istedikleri yönde değiştirilebilmesi için her türlü medya araçları kullanılarak ,<özellikle de seçim ve referandumlar da> çok sıklıkla yapılan bir yöntemdir..Buna örnek olarak ABD,deki genel seçimleri gösterebiliriz. ABD,de her 2 dönem de (yani her 8 yılda) bir Cumhuriyetçiler ile Demokratlar ,yönetimde birbirleri ile yer değiştirmektedir..İnanmayan,ABD tarihi boyunca yapılan (özellikle de son 50 yılda yapılan) seçimleri kontrol edebilir...Sizce bu tesadüf müdür?

NOT2: Aslına bakarsanız,ülkemizde bu "Bir Adım Geri İki Adım İleri" taktiğinin çıkış nedenlerinden biri de, 7 Haziran seçimleri öncesinde yaşanan <üst üste şüphe çekecek şekilde seçimleri kazanmış bir siyasal partiyi iktidara taşıyan seçim sistemi ile ilgili> halk kesiminde oluşan "seçimlerde hile var/olabilir" düşüncesinin çok ağır basması olmuş olabilir..İşte bu tür olumsuz düşüncelerin bertaraf edilebilmesi < yani halkın kafasındaki bu olumsuz şüpheleri sıfırlayabilmek > için, seçimlerde "Bir Adım Geri İki Adım İleri" taktiğinin uygulanması sağlanmış da olabilir.. Bu durum,"seçimlerde hile olduğunu" kanıtlamaz ama insana "seçim sistemi" ve "yargı bağımsızlığı" hakkında ciddi anlamda bir fikir verir..

16 Nisan 2017 referandumundan HAYIR çıkması durumunda,bu durum erken genel seçimlerinin de önünü açacaktır..Ki o erken genel seçimler yapılana kadar da,ülke de çok üzücü olaylar (terörün hortlaması,ekonominin çökmesi vs vs..) yaşanabilir..Nereden mi biliyoruz? Çünkü,bunları daha önceleri yaşadık..Üstelik daha yeni siyasal iktidar üyelerinin bile bu konudaki söylemleri var.. "Başkanlık sistemi gelirse,terör biter!" gibi.. Unuttuk mu? Başka söze ne gerek var ki..Tabii ki böyle üzücü hadiseler oluşması durumunda halkın tepkisini ölçmek hiç de zor olmayacaktır.. Çünkü,daha önce de söylediğimiz gibi bunları daha önce hep beraber yaşamıştık..

Siyasal iktidarın oy oranı düştüğünde  ne olmuştu? "Terör hortlamış! Ekonomi neredeyse çökme durumuna gelmiş! İktidar ile muhalefet arasında koltuk kavgaları başlamıştı.. vs vs.." Bu olaylar yaşanırken ne olmuştu? Medya'da halkın ağzıyla konuşularak  "AK parti haklıydı! Ak parti gelseydi terör bitecekti! Ekonomi düzlüğe çıkacaktı! Bakın muhalefete şimdiden koltuk kavgasına başladılar! vs vs.." propagandası yapılmaya başlanmış ve erken genel seçimler de siyasal iktidarın çok güçlü bir şekilde iktidara geçmesi sağlanmıştı..

Daha önce de dediğimiz gibi refden EVET çıkması sürpriz olacaktır.Ama siyasal iktidarın,güveninin kaybettiği kendi seçmenlerinin bile desteklemediği bu ortamda,yeni anayasa ve başkanlık sistemini sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi de çok zor olabilecektir..Yeni anayasa ve başkanlık sistemini çok güçlü bir şekilde elde edilebilmesi için bu ikinci taktiğinin uygulanabilmesi gerekecektir..Başka hiçbirşey aklıma gelmiyor..Aklıma gelen şeyler ise şunlar;

Refden EVET,de çıksa HAYIR,da çıksa maalesef bu sonuçların hiçbiri  ülkemizin HAYRINA olmayacaktır..

Çünkü,"YARGININ BAĞIMSIZ OLMADIĞI BİR ÜLKEDE YAPILAN HİÇ BİR SEÇİM VE REFERANDUMLARIN GÜVENİRLİLİĞİNDEN BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR.." Benim düşüncem bu yöndedir....> Saygılarımla..

Yayıncı: Yazar Ertuğrul Yıldırım tarafından yayınlanmıştır; Copright 2017

2 yorum:

  1. Ben de sizin gibi HAYIR çıkacağını tahmin ediyorum ama bunlar oy sayımında (YSK ellerinde, TRT ellerinde)büyük hile döndüreceklerdir. Ben kendi bloğumda da yazdım, izninle sende de yazacağım, her vatandaşın demokratik hakkı, X partinin oturduğu ilçede partisine gidip seçim GÖZLEMCİ kartı alsın. Sandıkları boş bırakmayalım.

    Bu arada yazmışsınız ya evet demezseniz iç savaş olur dediler, önceki seçimde de evet deyin ki terör biter dediler diye..bir insan bunu diyorsa demek ki, o terörü KENDİLERİ AZDIRIYORDUR diyorum. Bunu demekten de korkmuyorum.

    Ben desem ki, blog arkadaşlarıma mesela "Beni bloğun başkanı yapmazsanız:))))tüm bloglar silinir, şablonları bozulur, mahvolur" o zaman bunu ben yapacağım demektir.:))))e yani Allah layıklarını versin. Yargı bağımsız değil, hala fetcüler var diyorlar utanmadan, o fetöcüleri o yargıya kim doldurdu..

    Saygılar karşılıklı.kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evt,aynen dediklerinize katılıyorum..refden büyük ihtimalle HAYIR çıkabilir..dediğiniz gibi hile olabilir /olmayabilir..hile olsa da olmasa da yargımız bağımsız olmadığı için seçim ve referandumların güvenilir olduğunu söylemek çok zor..tabii ki seçimlere katılacağız,oymuzu kullanacağız ve seçimlerde bizzat görev alacağız..bu konuda da çok haklısınız..yapılması gereken şeyler.."evet demezseniz terör artar" anlamına gelen,"başkanlık sistemi gelirse,terör biter" sölemini sanmıyorsam hükümet kanadından başbakan yardımcısı kurtulmuş sölemişti..ve sizin o sölediklerinizi de zaten muhalefet parti üyeleri de açıklamıştı..hatta bizzat kılıçdaroğlunun kendisi sizin açıklamalarınıza benzer açıklamalar yapmıştı..o yüzden bu konuda bir sıkıntı yaşamanıza gerek yok..evt,haklısınız yargıya o fetöcüleri kim doldurdu? :) buda sorgulanması gereken bi durum..paylaşımınız için teşeşkkür ederim..

      Sil