3 Temmuz 2015 Cuma

Kan Gruplarına Göre Yaşam 2 : TEDAVİ ve BESLENME


NOT: Bu yazının devamı olan (Aşı,Tedavi ve Beslenme yöntemlerimizin kan gruplarımıza uygunluğu) adlı yazıyı okuyanlar,genellikle sadece AŞILAR konusuna odaklanılmış olduğu için,asıl konumuz olan "Türkiye'de Kan gruplarına göre Beslenme ve Tedavi" sürecinin ne boyutta olduğunu ve neler yapılması gerektiğini burada ayrı bir şekilde (yazıyı ikiye bölüp) yazmak zorunda kaldığımı belirteyim..Umarım bu yazı da size faydalı olur..Esenlikler dilerim..

Yazımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz..İlk bölümünü BURADAN  okuyabilirsiniz..İYİ OKUMALAR..

KAN GRUPLARINA GÖRE BESLENME ve TEDAVİ DÜZENİNİN HASTANELERE GELMESİ HAKKINDA..

Türkiye'de kan gruplarına göre Beslenme ve Tedavi yöntemi uygulanıyor mu?

   Bakın başımdan bir ilginç olay daha geçti..Onu da anlatayım..Yaklaşık 2-3 gündür (1-2 ay önce oldu bu) akşam üzeri 1 bardak sıkılmış greyfurt suyu içmeye başlamıştım..Ancak 3.günde baş dönmesi başladı..Sanki kalbim duracakmış gibi oldu.Hemen marketlerde satılan yağlı ve tuzlu ayranlardan 1 bardak içtim.Sonra yatmak zorunda kaldım.Ertesi gün baş dönmesi hissi azda olsa halen devam ediyordu.Büyük ihtimalle greyfurttan olmalı diye düşünüyorum.

    Neyse kanaatimce (kitaplardan aldığım bilgilere göre) greyfurt gibi yiyecek ve içeceklerin, kan gruplarına göre değerlendirilmesi gerekir diye düşünüyorum..Halen ülkemizde özellikle de hastaneler ve sağlık ocaklarında ,hastaların tedavilerinin hızlanması ve yaşamlarının kolaylaşması için "Alternatif Tıp" denilen,(bitkisel ve diğer tıbbi yöntemlerin),hastalara pek tavsiye edilmediği görülüyor.Bunun nedeni ise hekimler değil,daha çok alternatif tıp konusunda yeterince bir bilgiye sahip olunmaması ve gerekli yasaların buna izin vermemesi olarak gözüküyor..

   Besin  ve içecekler,insanların bünyelerinde kan gruplarına göre olumlu yada olumsuz olarak değişiklik gösterebiliyor..Bundan sanmıyorsam Türk hekimlerinin haberi yok..Hastalarına,yiyecekler konusunda ciddi bir liste hazırlayamıyorlar..Çünkü bu konuda bir bilgi sahibi değiller..Sağlık bakanlığı ise hiç haberli değil gibi..Bu nedenden dolayı aslında her poliniklikler de diyetisyenlerin bulundurulması gerekiyor..Diyetisyenlerin hastaların kan gruplarına göre besin listesi hazırlaması gerekiyor kanaatimce..

  Sadece aşılama yöntemleri değil,Kan gruplarına göre BESLENME VE TEDAVİ yöntemlerinin de bunlara göre ayarlanması gerekiyor..İçtiğiniz içeceklerden yediğiniz yiyeceklere ve tedavi gördüğünüz ilaçlara (hatta yapılan spor aktivitelerine ) kadar hemen hemen mideye götürülen her şeyin insanın kendi kan grubu ile yakından ilgili olduğunu ve bu nedenle OLUMLU yada OLUMSUZ etkilere hatta ÖLÜMLERE dahi sebebiyet vermeye açık olduğunu bilinmesi gerekir..

Hastaneler,Aciller ve Sağlık ocaklarında hasta sayısı neden bu kadar çok?

Psikolojik mi?

  Hayır ben uzman değilim ama bence psikolojik değil..Hiç bir hasta bu nedenden dolayı hastanelerin,sağlık ocakların ve hele de acil servislerin kapısını aşındırmaz..Acı çekiyor ki poliniklik ve acil servislerin kapısını aşındırıyor..Keyiflerinden gitmiyorlar oraya..Çoğu hastanelerin ve acillerin kapısını SÜREKLİ çalan hastaların neden acı çektiği konusunda yeterince bir bilgiye sahip olmayan hekimlerin büyük çoğunluğu,işin kolayına kaçarak durumun "psikolojik olduğu" tanısını koyuyor..

  Bu hekimlerin,problemin çözülmesi yerine çözülmemesi üzerine hastalarına karşı başlatmış oldukları psikolojik bir savaştan başka bir şey değil gibi gözüküyor.Aslında bu işin kolayına kaçmaktır..Bunun nedeni,hekimlerin acı çeken hastanın,acı çekmesine neden olan şeyin altında yatan nedenini bul(a)mamasından daha doğrusu bunu bil(e)memesinden kaynaklanıyor..Dediğim gibi ben konunun uzmanı/hekim falan değilim..Ama yaşadığım tecrübeler ve edindiğim bilgiler bunu gösteriyor..

   " "Mesela,başımıza geldi.Bakın onu anlatayım..Mesela rahatsızlığı/hastalığından dolayı sürekli acı çekip-sürekli acile gelmek zorunda kalan bir hastayı acil serviste tedavi etmediler.Mavi elbise giymiş bir hekim/hemşire,o hastayı görünce sanki hiç oralı bile olmadı.("Senin bir şeyin yok!") diyerek onun tedavisinin yapılmasını sağlamamıştı.O da acı çekerek,oradaki kanepeye uzanmıştı.Gece boyunca acildeki o kanepede öylecene acı çekip durmuştu.Acildeki hekimler ve hemşireler,acı çeken bu hastanın yanından vızır vızır geçip duruyordu.Bu hekimler ve hemşireler,adeta vicdanları körelmiş,kalpleri katılaşmış birer canavara benziyordu.Karşılarında acı çeken bir hastayı gördükleri halde,içlerinden biri dahi o hasta ile ilgilenmiyordu.Hatta acildeki güvenlik görevlilerin gözü,(sanki onu acil dışına atmaya hazır şekilde beklemedeymiş gibi) o hastanın üzerindeydi.O kadar ruhsuz ve o kadar canavar bir ortamda bulunuyorduk ki,buradaki hasta ve hasta yakınlarının durumlarını gayet iyi anlamaya başlamıştım..

    Her ne kadar hiçbir şiddeti hele de sağlık çalışanlarına karşı yapılan şiddeti tasvip etmesem de,sağlık çalışanlarının hele de hekim ve hemşirelerin hastalarına karşı bu soğuk tutumlarını da aynı şekilde tasvip etmemekteyim.Hele de bunu yapanların bir üniversite hastanesi olduğunu düşünürsek,durumun ne kadar vahim olduğunu da anlamış oluruz herhalde..Bunlar gerçek yaşanmış şeyler..Çünkü,o hasta benim yakınımdı..Psikolojik tedavi görüyordu..Nefes alamıyordu.Bu nedenle sürekli acillerin kapısını aşındırmak zorunda kalıyordu. Acildeki sağlıkçılar, bu hastanın bir kaç sefer gelişinde ona serum takmışlar,bu şekilde tedavi edip geri göndermişlerdi.Ancak sıkıntının ne olduğu (yani hastanın neden bu şekilde acı çektiği) konusunda,yeterince bir bilgi sahibi olmadıklarından dolayı en son gelişinde işte bu tutarsızlığı sergilemişlerdi.Ona büyük ihtimalle (psikolojik tanısı) koymuş olmalılardı.Yoksa onu tedavi etmemezlik yapmazlardı.

   Ve Türkiye'nin dört bir yanında aynı şekilde olan diğer milyonlarca hastanın durumlarını da bir düşünün.Bu nedenden dolayı kim bilir kaç milyonlarca hasta sürekli acı çekip durdu.Hatta kim bilir bu sorumsuzluktan dolayı kaç binlerce,milyonlarca hasta sakat kalmış,kanser,tümör,sakatlık gibi çeşitli türde rahatsızlıklara yakalanmış ve hatta hayatlarını dahi kaybetmiş hastaların,insanların olabildiğini de bir düşünün.Ya gerçekten bu tür sorumsuzluklardan dolayı milyonlarca hasta hayatını kaybetmiş ise?""

  DEVAM EDELİM..

   Düşünün bir kere,hastanelerde,sağlık ocaklarında ve acil servislerde hasta sayısı,neden bu kadar giderek artıyor?Ve neden hep aynı hastalar hep aynı hastalıklardan muzdarip?

    Kan gruplarına göre beslenme yerine,yanlış beslenme biçiminden dolayı (insanların ,tedavi süreci uzuyor ve doğal olarak hastalıkları artıyor) olabilir ve diğer çeşitli (hastalıklara ve rahatsızlıklara da sebep olabiliyor) kanaatimce..Alternatif tıp yöntemlerinin halen hastanelere,sağlık ocaklarına girmemesi de bunun en büyük nedenlerinden biridir kanımca..

     Ve bunun sağlıktaki kaybını da düşünün..Milyarlarca lira (eski para ile trilyonlarca lira) heybeye sağa sola savruluyor..SGK'nın kasası bu nedenle hep boşalıyor,olabilir..Yukarıdaki sorunun cevabı herhalde bu olmalı..Tahminime göre işte bu nedenden dolayı olabilir..Ben hekim yada uzman değilim..Ama hissedebiliyorum bunları..

Kan grubunu bilmeyen Türkiye!!

Türkiye'nin yarısından fazlası tahminen kendi kan grubunu bilmiyor..

   Bir de şuna bakalım.. ÜLKEMİZDE KAÇ İNSAN KENDİ KAN GRUBUNU BİLİYOR? Eminim ülkenin yarısından fazlasının kan grubunu dahi bilmiyordur..Tabii ki bu sorumsuzlukta devletin büyük payı var..Ne sağlık ocakları nede hastaneler bile bundan bi haber..

   Kan grubunu öğrenmek isteyen vatandaşlardan bile  ücret  alıyorlar..Trajikomik hadiseler..Bazı hastanelerdeki hekimlerde, kan grubunu öğrenmek isteyen hastalarına,("Biz ilgilenmiyoz/gerek yok" vs gibi) cevaplarla,kan grubunu öğrenme onayı/belgesini vermeyebiliyor..Neden hastanelerin,acil servislerin bu kadar çok hasta ile dolup taştığını şimdi çok daha iyi anlayabiliyoruz..

   Aslında bu zorunlu olması gerekiyor kanımca..Özellikle de yeni çıkacak olan cipli nüfus cüzdanlarına işlenmesinin zorunluluğu olmalı.."Vatandaşlar kendi kan gruplarını bilirse,ona göre kendi yaşamını dizayn edebilecektir..Kan grubunu öğrenmek isteyenlerden ücret alınmamalı ve hatta bu zorunlu olmalıdır..

    Batılı ülkelerin hemen hemen çoğunda "kan gruplarına göre beslenme düzeni listeleri" hemen hemen tüm doktorlarca hastalarına verilir..Ama burada bakıyoruz doktorların bu konuda bir fikirleri dahi yok..Mesela ben ,hastalığımdan dolayı sürekli polinikliğe gidiyorum..Karşıma sürekli farklı farklı hekimler çıkıyor..Yaklaşık 3-4 yıl boyunca gitmeme rağmen hekimlerin bir tanesi bile beni doğru dürüst dahi tanımıyor..Beslenme düzeniyle ilgili sorduğumda ise,("İstediğini yiyebilirsin,kısıtlama yok")diyorlardı..Ama hata yaptıklarını galiba onlarda çok iyi biliyordu ama onlarında elinden gelen birşey yok gibi..Çünkü sanmıyor isem uymak zorunda oldukları  "sağlık kuralları" var..

Alkol kullanmıyorum ama kan testlerinde alkol çıkıyor!! 

  Şimdi size bir anımı daha anlatayım.Çok gariplikler yaşandı bu esnada..Bakın,mesela Türkiye'deki hekimler tahminen kurallar gereği hastalarına genellikle bir besin diyeti hazırlamaz.En azından kan grubuna göre..İşte,şimdi böyle bir şey başıma geldi..Yaklaşık 3-4 yıldır hastaneye giderim.Doktorlar,bana (yiyecek ve içecek) konusunda bir kısıtlama vermemişti.Bu nedenden dolayı ben de önüme gelen her yemeği,içeceği ve abur cuburu yemeye başlamıştım.Kontrol günü geldiğinde hastaneye giderek kan veriyordum.Bazen her ay,bazen 2 ayda bir bazen 3 ayda bir..

    Alkol kullanmamama rağmen kan testlerinde "alkol" oranı çıkıyordu.Doktorlar herhalde ,"kesin benim alkolik biri olduğumu" :))  düşünmeye başlamışlar olmalıydı..Kan testlerinde sürekli alkol çıkması,onları şaşırtıyordu.Ve bana (inanmadıklarından dolayı yada karşıma hep farklı farklı hekimler çıktığından dolayı herhalde) her defasında ("Alkol kullanıyor musun?") diyorlardı ve ben de onlara hep (" Hayır ben sigara bile içmiyorum,alkolü kullansam öbür tarafa çoktan giderdim herhalde!!") diyordum..Peki bunun nedeni nedir?

Şimdi olayı daha iyi anladığınızı tahmin ediyorum..

   Şimdi yukarıda kan gruplarına göre beslenme konusunda yazdığımız bilgileri herhalde çok daha iyi anlamış olmalısınız..Sadece benim doktorlarımın değil,Türkiye'deki hemen hemen tüm hekimlerin bu kan gruplarına göre beslenme konusunda bi haber olduğunu tahmin ediyorum..

   Benim (kan testlerinde sürekli alkol çıkmasının nedeni,büyük ihtimalle kan grubuma göre beslenme düzeni içerisinde olmamamdan kaynaklanıyor)olabilir..Mesela benim kan grubum A olmasına rağmen,bu kan grubuna uygun olmayan yiyecek ve içecekleri yıllardan beri bi haber şekilde kullandığım için,kan testlerinde alkol oranı çıkıyordu.Mesela en çok sevdiğim (domates,zeytin,patates gibi "sebze ve meyveler" ile portakal suyu gibi "meyve suları " ) gibi yiyecek ve içecekler aslında,A grubuna kesinlikle yasak olan ( en azından uzak durulması gereken yiyecek ve içeceklerden imiş..) Ben de bi haber bunları yıllardan beri kullanıyordum..Ama artık kestim..Zaman zaman kendimi tutamasam da yavaş yavaş bunları uzak tutmaya çalışıyorum..

Artık bir şeyler yapılmalı bu konuda..

   Gördüğünüz gibi..Bu durum sadece beni ilgilendiren bir sorun değil..Hastanelerin ve acil servislerin hastalar ile tıka basa dolmasının nedeninin altında yatan en büyük nedenlerinden birinin,alternatif tıp uygulamalarının eksiklerinden kaynaklanıyor olabilir. Ve özellikle de kan gruplarına göre beslenme düzeninden mahrum olan hastaların bunda çoğunluğu oluşturabileceğini de tahmin edebiliriz..

    Sağlık bakanlığının hastanelerde ve sağlık ocaklarında (yani tüm sağlık alanında) alternatif tıp yöntemleri konusunda (özellikle de kan gruplarına göre beslenme konusunda) mutlaka bir değişikliğe gitmesi gerekiyor kanımca..SGK,nın sigortalılar için ödemiş olduğu milyarlarca liranın nedeninin altında büyük ihtimalle,kan gruplarına göre beslenme düzeni içerisinde olmayan vatandaşların,yanlış beslenme düzeni içerisine girerek hastalıklarının devam etmesi veya diğer başka türlü hastalıklarının oluşması yatıyor olabilir..Ben hekim ve uzman falan değilim..Ama her şey anlaşılabilir bir şekilde ortada duruyor..

   Tüm hastalıkların ve kanserlerin çoğalması,"Sağlıklı Beslenme" anlayışının hem sağlık sistemine hem de toplum içerisine yeterince yaygınlaşmaması nedeni ile olabilir..

   Türkiye'de hekimler "alternatif tıp" ( özellikle de "Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Besinler" ) konusunda ciddi anlamda yetersizler.Yeterli bir bilgiye sahip olmadıkları için,hastalarına bu konu hakkında yeterince bir bilgi ve plan veremiyorlar.Özellikle de kan gruplarına göre beslenme konusunda..Hastanelerin poliklinik ve acil servislerini sürekli işgal eden hastalarına,sağlıklı beslenme konusunda ciddi anlamda bir "bilgi ve sağlıklı beslenme planı" verilemediği için hastaların iyileşme süreci uzuyor.Ve gördükleri tedavi sürecinde genellikle hastalıklarında iyileşme olması gerekirken (hastalığın ya daha çok arta-bilmesine ve bu artışın sonucu olarak tümöre (kansere) yakalana-bilmesine hatta ölümle sonuçlana-bilmesine ya da çeşitli türlerde yeni tür hastalıkların ortaya çıka-bilmesine) sebebiyet verebiliyor.

   Tüm bunların altında yatan nedenlerin en büyük etkeni,hastaların "sağlıklı beslenme" biçimini henüz benimsememesine yada bununla tanışmamış olması yatıyor olabilir.Zira bu konuda yapılan araştırmalar ve uzman görüşleri bunları gösteriyor.Özellikle de sağlık sistemlerinin bu konudaki yetersizliği ,hastalıkların sadece "ilaç odaklı tedavi seçeneği" ile yetinilmesine neden oluyor.Bu durum ise hastalığın ölümle bile sonuçlanabilecek derece de artmasına ve/veya tedaviye bağlı olan komplikasyonlar sonucu başka etmenli çeşitli hastalıklar ortaya çıkmasına ve dolayısıyla bu durumda hastanın inanılmaz bir şekilde acı çekmesine neden olabiliyor.

İKİ BÜYÜK TEHLİKE

    "Sağlıklı Beslenme" konusunda asıl bilinmesi gereken iki önemli konu var;

1 : GDO'LU GIDALAR : Yediğimiz içtiğimiz yiyecek ve içecekler (GIDALAR) ne kadar güvenli ve sağlıklıdır?GDO'lu gıdalar olarak bilinen genetiği (DNA'sı) değiştirilmiş gıdalar hemen hemen pazarların ve marketlerin her tarafını kaplamış durumda.Bu gıdalar ne kadar güvenli ve sağlıklıdır?

2 : GIDALARIN KAN GRUPLARINA UYGUNLUĞU : Ve bu gıdaların hepsi her insana uygun değildir.Bu gıdaları kan gruplarına göre ayırmak gerekir.Kan gruplarına göre yiyecek ve içeceklerin belirlenmesi ve bu bilgilerin hastalara (hatta ilk başta sağlıklı insanlara) verilmesi gerekir.

    Gıdaların GDO'lu olması ayrı bir tehlike; GDO'lu olsun/olmasın bu gıdaların kan gruplarına göre belirlenmeden her insana tavsiye edilmesi ise çok ayrı bir tehlikedir..

   Kan gruplarının uygunluğuna göre belirlenmeyen yiyecek ve içecekleri (gıdaları) kullanan sağlıklı insanlar kısa zamanda hasta olurlar.Hasta insanların durumlarında ise ciddi anlamda bir tehlike söz konusu olabilir.Bunu biz değil,bu konuda uzun yıllar boyunca araştırma yapıp-çeşitli yayınlar çıkaran uzmanlar söylüyor. Dr.Pter J.D'Adamo ve babası da bunlardan biridir. A'damo (Kan Gruplarına Göre Beslenme) kitabı ile tüm bu gerçekleri gözler önüne seriyor..

Neler yapılabilir?

   Bence hükümet bu konular üzerinde bir an önce girişimler başlatsın..Öncelikli olarak tıp fakültelerinde alternatif tıp yöntemleri ve kan grublarına göre beslenme düzenleri ile ilgili eğitimlerin verilmesini sağlamalı..Gerekirse bu konunun uzmanı olan Dr.Peter J.D'Adamu'yu bile tıp fakültesine eğitim için çağrıla-bilinir..Neden olmasın ki?

   Ayrıca faaliyette olan tüm hastane ve sağlık ocaklarındaki hekimlere bu konularda ciddi anlamda eğitimler verilmelidir..

    Bunlar gerçekleşene kadar da her polinikliğe birer diyetisyen,beslenme uzmanları atanmalıdır..Buralara gelen "her hastanın kan grubu ve hastalıklarla ilgili profilleri çıkarılmalı ve ona göre hastalara kan gruplarına göre uygun diyetler verilmelidir." Diye düşünüyorum..Umarım biran önce değişikliğe gidilir bu konuda..Ve umarım faydalı bilgiler vermişimdir..SAYGILARIMLA..

NOT : Bu yazının ilk bölümünü buradan ( Kan Gruplarına Göre Yaşam 1 : AŞILAR ) okuyabilirsiniz.

Okumanız gereken diğer yayınlar..
------------------------------------------
KAN GRUPLARINA GÖRE BESLENME ÇEŞİTLERİ

KAN GRUPLARI LİSTESİ (Bakmanızı tavsiye ederim.)
http://www.bitkiseliksir.com/kan-grubuna-gore-beslenme.html

Doktor Mehmet Öz'e 'gıda intoleransı' cevabı (Bakmanızı tavsiye ederim.)
http://www.haber7.com/yazarlar/mehmet-ali-bulut/983989-doktor-mehmet-oze-gida-intoleransi-cevabi

Kan Grupları Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
http://www.hakaynasi.com/nazan_basogul,35/1558,kan_gruplari_nasil_ortaya_cikmistir/hakaynasi.aspx

Dr. Şener: Aşılama çocukları korumada en etkili ve en ucuz yöntemdir
http://www.samanyoluhaber.com/dr-sener-asilama-cocuklari-korumada-en-haberi/1107472/

Türkiye yeniden aşı üretecek
http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25489343

Türkiye, aşı üretip ihraç edecek
http://www.sabah.com.tr/saglik/2014/12/28/turkiye-asi-uretip-ihrac-edecek

Türkiye Yerli Aşı Üretiyor
http://www.kibrismanset.com/saglik/turkiye-yerli-asi-uretiyor-h94183.html

'Türkiye'nin kendi aşısını üretmesi lazım'
http://www.haber7.com/guncel/haber/1360339-turkiyenin-kendi-asisini-uretmesi-lazim

Bir aşımız bile yok
http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12002034/

ASI ÜRETIMININ PERDE ARKASI
http://www.ttb.org.tr/eweb/asi_brosur/tarih.htm

Türkiye neden aşı üret(e)miyor? 
http://www.aksiyon.com.tr/nursel-dilek/turkiye-neden-asi-uretemiyor_525857

Müslüman Ülkeler Helal Aşı Üretecek
http://ibretlik.blogcu.com/musluman-ulkeler-helal-asi-uretecek/1911368

Türkiye'nin aşı da, aşısı da yok oldu (Okumanızı tavsiye ederim.)
http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12013942/turkiyenin-asi-da-asisi-da-yok-oldu/muharrem-bayraktar

Asinin icinde neler var ? (Okumanızı tavsiye ederim.)
http://asihakkinda.com/2011/04/26/asinin-icinde-neler-var/

Aşı Hakkındaki Gerçekler (Okumanızı tavsiye ederim.)
http://blog.milliyet.com.tr/asi-hakkindaki-gercekler/Blog/?BlogNo=327201

GİMDES BAŞKANI BÜYÜKÖZER: "AŞILAR SAĞLIKSIZ" (Okumanızı tavsiye ederim.)
http://www.milliyet.com.tr/gimdes-baskani-buyukozer-asilar-sagliksiz-istanbul-yerelhaber-564382/

NOT : Bu arada yeri gelmişken şunu da söyleyeyim..Medya'da özellikle de tv kanalların da çok sayıda ünlü tanınmış tıp uzmanları,tıp hocaları  bol bol boy gösteriyor.Ve gerçekten işe yarar,yararlı bilgiler veriyorlar.Ancak benim dikkatimi çeken bir konu oldu. O da hiç biri verdikleri bu yararlı bilgilerde,(bu bilgilerin kişilerin kan gruplarına göre uygun olup-olmadığı) konusunda bir bilgi dahi vermiş değil.Örneğin,çok severek izlediğim ve taktir ettiğim Canan Karatay hocamız,da bunu çok sık yapanlardan..Ellerine sağlık iyi güzel bilgiler veriyor da,bakalım bunlar her kişiye (kişilerin kan gruplarına) uygun mu?Yani şöyle anlatalım..

  Ekranlarda boy gösteren tıp uzmanı hocaların,(kişilerin kan gruplarını dikkate almadan,her türlü "yiyecek,içecek,bitkisel takviye" gibi gıda/bitkileri tavsiye etmesi),bu gıda/bitkilerin kan grubuna uygun olmayan kişilerde (kullanımı sonucunda) bir çeşit alerjene hatta ileri uzun vadede ciddi sağlık problemlerine neden olabileceğini bilmeleri gerekir..Tahminime göre bu uzman hocaların da ,bu kan gruplarına göre beslenme ile ilgili herhangi bir bilgi sahibi değiller..Öyle olsaydı ekranlarda her türlü dıda/bitkileri öyle herkese tavsiye etmezlerdi..Diye düşünüyorum..Bence bu konuda iyi bir eğitime ihtiyaçları var onların..

 Sevgi ve Saygılarımla.E.Y.

Yayıncı: Yazar Ertuğrul Yıldırım tarafından yayınlanmıştır; Copright 2017

6 yorum:

  1. Ben de sana Canan Karatay hocanın, "yiyin, yiyin, yemeyin" direktiflerine hiç prim vermediğimden bahsedecektim :) Artık saçmaladığını, hatta sayıkladığını düşünüyorum.
    Bu kitabı kızım okumuş, bana da 0RH+ kan grubunda olduğum için listemi çıkarttı. Şu an sağlık hizmetleri karman çorman olmuş durumda. Tepeden bozulan ve ayrıca idari hataların ceremesini yine mülayim halkımız çekiyor. Bizde ilerleme var mıydı? Bir düşüneyim... Yok ya gerileme var. Hani gerilerken şu eskiden analarımızın hastalandığımızda uyguladıkları yöntemlere kadar gerilesek bari. Zira şifa dağıtmak için çalışmıyor, sinir yıpratma hizmeti veriyorlar sanki. Eskiden tıp mı vardı. Şimdi var da ondan mı bu kadar çok hasta ve hastalık peydahlandı?
    Altı yedi yaşlarındaymışım sanırım. İki bacağım birden tutulmuş, üstüne basmak ne mümkün, yığılıyormuşum. Hafiften hatırlıyorum, ayrıntıları ablam ve annem bana büyüyünce anlattılar.
    Konya'nın Çumra kazasındayız. Bir tatlı yaşlı amca getirdi babam. Belden aşağıma yağlı ve neydi bilmiyorum içeriğini içinde balık yağı vardı lafını hatırlar gibiyim. Her neyse. Sürmüş bol bol ve sarmış havasız bırakmak üzere nüfuz etsin ve yararı olsun diye. Bizimkiler sabahı sabah edememişler. Tekrar o amca gelmiş sargıyı açmış ve sonucu bekler herkes. Tabii yağlar temizlenmiştir herhalde :) koşturmaya başlamışım, o koşuş o koşuş, altmış yedi dolacak ağustosta, hâlâ koşturabiliyorum şükürler olsun, yerimde uzun boylu oturamam.
    Değindiğin konularda çok haklısın. Ama hekimlerimiz de artık (kendilerine sormak lazım neden diye) şaşırmışlar bence. Avrupa'da sağlık hizmetleri ne kadar mükemmel veriliyor. Burada parça işi çalışanlar gibi, hızla hizmet, sürümden kazanır gibi insanlar sırayla önlerinden gelip, geçiştiriliyorlar. Neden biz böyle bir ülkeyiz? öyle üzülüyorum ki Yıldırım. Türkiye'nin ve rejiminin çok sıkı bir tokada ihtiyacı var bence. Bizleri de sarsmadan olur dilerim :) Emeklerine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canan Karatay hoca konusunda haklısınız.. :)) benim bu tür hocalara kızgınlığım,insanların kan gruplarını dikkate almadan ekranlarda boy göstererek her türlü yiyecek,içecek (gıda) ve bitkisel ürünleri her insana tavsiye etmeleridir..türkiyedeki hastaneler bile henüz kan gruplarına göre bir tedavi seçeneği elde edebilmiş değil..işe yarasın yaramasın çok tehlikeli bir şekilde her türlü gıdayı ve bitkisel ürünleri her hastaya önerebiliyorlar..kan grubuna uymayan bir gıdayı siz hastanıza önerirseniz,o hastanın iyileşme süresi çok daha uzayabiliyor..ben tıp doktoru değilim ama konu hakkında edindiğim bilgiler bu tür tavsiyelerin bu açıdan çok yanlış olduğunu gösteriyor..

      konyada çocukluğunuzda başınızdan geçen olay,yaşlı amcanın bitkisel bir ilacı size uygulamasıyla tutulan bacaklarınızı açmış,yürümeye adeta uçmaya başlamışsınız.. :)) Allah razı olsun o yaşlı amcadan..bitkisel takviyelerin gücünü bu şekilde bir kere daha öğrenmiş olduk.. :))

      yazımın sonunda ülkemizdeki hekimlerin (özellikle de kan grupalarına göre beslenme ve bitkisel tedavilerle ilgili) çok iyi bir eğitimlere ihtiyacı olduğunu söylemiştim..bildiğim kadarı ile batıda artık bitkisel tedaviye önem veriyorlar,konu hakkında eğitim görmüş hekimler artık reçetelere bitkisel ürünleri yazabiliyorlar..ülkemizde de olması dileğiyle..en son dediklerinize de aynen katılıyorum..bizleri sarsmadan ülkemizin sıkı bir tokata ihtiyacı var bence de .. :)) uzun yorumunuz için çok teşekkür ederim.. :)

      Sil
  2. Gene ilginç bir konuyu ele almışsın alkol almadan alkollü çıkmak ilginçmiş ondan hiç kafam yerinde değil diye düşündüm bir an:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evt alkol almadığınız halde kanda alkolün çıkması durumu bazı içeceklerden dolayı olabilyor maalsef..buna fermantsyon mutasyon mayalanma gibi kimyasal durumlr neden oluyomuş sanmıyosam..teşekkür ederim..🙂

      Sil
  3. Artık Sağlık Bakanlığı,alternatif tıbbı da önemsiyor ve bu tür klinikler açmaya başladı.Sülük tedavisi gibi tedaviler kullanıyorlar.Dinsel ritüeller olarak da olsa başlandı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evt sanmıyosam 2014,te “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalar Yönetmeliği” ile yasalamış bu durum pence çok güzel bi gelişme,umarım daha da iyileşir çok esksiklikleri var özellikle de bu suistimala çok açık bi durum,çok sıkı denetlenmeli pence..evt aslinda yoga,moga,meditasyon,adaptasyon gibi dini retieller de çok önemli pence,çok yayılsa çok iyi olur..teşekkür ederim..🙂

      Sil